04 04 2013

Uzaylılar nasıl görünüme sahip kaç çeşit uzaylı var?

  Dünya dışı varlık tiplerinin en önemli özelliklerinden biri tüm dünya dışı varlıkların insan görünümünde olmadığıdır. Farklı gezegenlerde farklı koşullar altında yaşayan varlıkların bedenleri doğal olarak farklı şekilde gelişmiştir. Bu nedenle evrende birbirine benzeyen ve benzemeyen yaşam formları mevcuttur.   İddiaya göre dünya dışı varlıklarla temas kuran şahıslardan ve yakın gözlem raporlarından elde edilen bilgiler ışığında gezegenimizi en çok ziyaret eden varlıklar şunlardır: a) Pleiadesliler b) Siriuslular c) Orionlular d) Zeta-Reticuliler e) Arcturuslular f) Andromedalılar g) Santorlar h) Vegalar i) Nordikler j) Maviler   Pleiadesliler: İnsanlarla en çok temas kuran varlıklardır. Pozitif odaklı olan Pleiadesliler teknolojik ve zihinsel açıdan ileri varlıklardır. Dünya’dan 400 ışık yılı uzaklıkta bulunan Erra gezegeninde yaşayan bu varlıklar fiziksel görünüş olarak insan ırkına benzemektedirler.   Siriuslular: Dünyamızdan 8 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve köpek yıldızı olarak da bilinen Sirius’tan gelen bu varlıklar teknolojik ve ruhsal açıdan bizden oldukça ileridir. Pleiadesliler’e göre daha koyu renkte bir tene sahip olan Siriusluların ten renkleri açık kahverenginden çok koyu kahverengine varan bir çeşitlilik göstermektedir.   Göz yapıları çok değişiktir; büyüktür ve hafifçe kesişmektedir. İnsan gibi memeli varlıklar olmalarına rağmen görünüşleri insanlardan farklıdır. Daha çok böcek ve sürüngenleri andırırlar.   Zeta Reticuliler: Reticulum adını verdiğimiz güney takımyıldızındaki Zeta 1 ve Zeta II ikiz yıldızlarından gelmektedirler. Zeta Reticulilerin türlerinde değişime gitmeden önceki temel genetik özellikleri ... Devamı

04 04 2013

Uzaylıların tipleri nasıldır?

Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi’nin resmi sitesindeki iddiaya göre araştırmacıların çalışmaları henüz tamamlanmamış olmasına karşın dünya dışı varlıkların tipleri tamamen gözleme dayalı istatistiklerden yola çıkarak sınıflandırılmış. Devamı

06 02 2013

Uzaylılar aslında yeşil değillermiş.

Uzaylılar aslında yeşil değillermiş. |  görsel 1

İngiltere’de bulunan Doğa Tarihi Müzesi ve Aberdeen Üniversitesi’nin ortaklaşa yaptığı araştırma Mars’ta hayat olduğuna dair güçlü kanıtları ortaya çıkardı. Yapılan araştırmalarda Mars’ın yüzeyine çarpan bir meteor sonucu ortaya çıkan McLaughlin kraterinde, suyla başkalaşıma uğramış mikroorganizma ve minerallerle kaplı kaya parçalarına rastlandı. İngiltere’de yayımlanan Daily Mail gazetesi bu nedenle ‘uzaylıların sanıldığı gibi küçük yeşil adamlar olmadığı’ yorumuna yer verdi. Mars’ta hayat karmaşık Mars’ın yüzeyinin tamamen donmuş olmasına rağmen hayatta kalmayı başarmış tek hücreli canlılar, Mars’ta hayat olduğunun en önemli kanıtı olarak gösteriliyor. Yaşam formlarının Mars’ın yüzeyinin altında olduğu ve buradan gelişerek çoğaldığı düşünülüyor.  NASA’nın Mars Yörünge Kaşifinden (MRO) aldığı bilgiler ve kraterden alınan kaya örnekleri incelendiğinde Mars’taki hayatın, karmaşık yapıda ancak küçük bir yaşam formu olduğu ve hala bu canlıların orada yaşıyor olabileceği ortaya çıktı. Daha önce yapılan araştırmalar sonucu Mars’ın eski çağlarda büyük su kütleleriyle kaplı olduğu fikri ortaya atılmıştı. Devamı

15 12 2012

Azteklere göre gerçek kıyamet tarihi 2023 mü?

Hamburglu etnolog Lars Frühsorge ise Mayaların kıyamet konusundan hiç bahsetmediklerini kaydediyor   Mayalar, ardında birden fazla takvim bıraktı. Orta Amerika'da yaşayan bu eski uygarlık aynı anda üç takvim kullanıyordu.   İlk takvim “Haab” olarak adlandırılıyor ve bugün kullandığımız takvim sistemiyle benzerlik taşıyor. Mayalar, 365 günden oluşan bir yılı 18 aya bölüyor, böylece her ay 20 günden oluşuyordu. Ancak bu 20 günlük ayların toplamı 360 ettiğinden buna bir de 5 artık gün ekleniyordu.   İkinci takvim ise “Tzolkin” olarak adlandırılıyor. Bu takvim sisteminde bir yıl, 13 günden oluşan 20 aya ayrılıyor. Böylece 260 günden oluşan bir yıl ortaya çıkıyordu.   Üçüncü takvim şu anda kıyamet iddialarının ortaya çıkmasına yol açan takvim. Burada zaman gün, hafta ya da aylara ayrılmıyor. Bu takvim M.Ö. 1 Ağustos 3114'te başlıyor. Bu uzun dönemli takvim, zamanı 394 yıllık periyotlara bölüyor ve bunlar “baktun” olarak adlandırılıyor. 13 rakamı, Mayalar için kutsal bir sayı ve 13'üncü baktun da 21 Aralık 2012 tarihinde sona eriyor. Ancak takvim sona erse de zaman devam ediyor.   Sınır Bilimler Hakkında Bilimsel Araştırmalar Derneği'nden Bernd Harder, “Bizim takvimimiz de bu yıl 31 Aralık'ta sona eriyor ve ertesi gün yine aylarda başa dönülüyor. Maya takviminde de durum aynen böyle. Sadece periyotlar daha uzun” şeklinde konuşuyor.   Aztekler ne diyor?     Hamburglu etnolog Lars Frühsorge ise Mayaların kıyamet konusundan hiç bahsetmediklerini kaydediyor. Alman Bild gazetesine konuşan Frühsorge, Mayaların gerçekten de daha önce tanrıların memnun olmadığı tamamlanmamış insan ırkları... Devamı